Kılıçdaroğlu’nun Yükselişi: ‘Adayım’ Sözünden Çekinip Delege İmzalarıyla Karşı Karşıya
Kılıçdaroğlu, kurultay öncesinde “adayım” ya da “aday değilim” demeyecek, bunun yerine delege imzasıyla aday gösterilecek. Türkiye Gazetesi haberine göre, 2020 kurultayında 80 il başkanının, 2023’te ise 771 delegenin imzasıyla aday gösterilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, yeni kurultayda da benzer yöntemle genel başkanlık yarışına gireceği öngörülüyor.
Kurultayda adayı ilan etmeyecek, 5‑% delege desteği şartıyla yaklaşık 70 imza toplanması planlanıyor. 2023’teki kurultayda 771 delegenin imzası almış olan Kılıçdaroğlu’nun, bu kez delege sayısına göre 70 imza ile aday gösterileceği söz konusu. 2020’deki kurultayda da benzer bir yol izlenmişti, bu da partinin stratejisini pekiştiriyor.
Parti kurmayı, Kılıçdaroğlu’nun “Güvenli limana götürene kadar buradayım” sözünden vazgeçmediğini belirtiyor. Lider, sadece kurultay sürecinde değil, ilerleyen dönemlerde de partinin başında kalmayı hedefliyor. 2028 genel seçimlerinde CHP’nin milletvekili aday listelerini de Kılıçdaroğlu’nun belirleyeceği raporlar var.
İçerde bazı kurmaylar, Kılıçdaroğlu’nun yeniden adaylığına karşı “aday değilim” açıklaması yapmasını istiyor. Ancak, liderin “Bırakıyorum” demesi halinde parti içinde bölünmelerin, koltuk mücadelesinin başlayacağını düşünüyorlar. Disiplinsizlik artacak, parti yönetimi zorlaşacak diye uyarılıyor.
Kılınçdaroğlu’na yakın kurmaylar, “arınma” sürecinin devam etmesi gerektiğini savunuyor. Belediye başkan adaylarının da Kılıçdaroğlu tarafından belirlenmesi gerektiğini belirtiyorlar. Yerel seçimlerde de Kemal Bey’in partinin başında olup adayları seçmesi gerektiğini dile getiriyorlar.
Kılıçdaroğlu’nun stratejisi, delege imzalarıyla aday gösterilerek, partiyi tek bir lider altında toplamak. Bu yöntem, partinin iç disiplinini sağlamlaştırmak için bir araç. Peki, bu plan, CHP’nin 2028 seçimlerine ne gibi bir yön açacak?
Kaynak: Orijinal Haber

