Salı, 01 Eylül 2026

Bel fıtığı riskini artıran 4 alışkanlık! Uzman uyardı

Mine Ulubatli 3 dk okuma 0 yorum

Op. Dr. Eyüp Genç, Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanı, bugün İstanbul’da yapılan bir sempozyumda, bel fıtığının riskini artıran dört alışkanlık hakkında uyarılarda bulundu. Dr. Genç, sempozyumun başında, “Bel fıtığının oluşumunda günlük yaşam alışkanlıklarının önemli rol oynadığını” belirterek, düzenli egzersiz, ideal kilonun korunması ve doğru duruş alışkanlığının bel sağlığı açısından kritik olduğunu vurguladı.

Bel fıtığının tamamen önlenemeyeceği, ancak riskinin azaltılabileceği konuşurken, Genç, masa başında çalışan kişilerin uzun süre aynı pozisyonda kalmaması gerektiğini söyledi. “Uzun süre araç kullananların da belirli aralıklarla mola vermesi gerekiyor. Sürücülerin kısa yürüyüşler yapmasını ve koltuk desteğini bel boşluğunu destekleyecek şekilde ayarlamasını öneriyorum” dedi.

Kendisi ayrıca ağır kaldırmak zorunda olanların yükü belden eğilerek kaldırmaması gerektiğini hatırlattı. “Bel ağrısı her zaman bel fıtığına işaret etmez. Kas zorlanmaları, bağ dokusu problemleri, kireçlenme ve duruş bozuklukları da bel ağrısına sebep olabilir” diye ekledi.

Belden başlayarak kalça, bacak ve ayağa yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve kas gücünde azalma, bel fıtığını düşündürebilecek önemli belirtiler arasında yer alıyor. Bacakta ilerleyici güç kaybı, ayağı kaldıramama, yürüme güçlüğü, idrar veya dışkı kontrolünde bozulma ve genital bölgede uyuşma gibi belirtilerin vakit kaybetmeden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Genç, “Şiddetli ve uzun süren bacak ağrılarında da uzman değerlendirmesinin önem taşıdığını” belirtti.

Bel fıtığı tanısı konulan hastaların büyük bölümünün ameliyatsız tedavi edilebildiğini söyleyen doktor, ilaç tedavisi, istirahat, fizik tedavi ve uygun egzersizlerle birçok hastada şikâyetlerin gerileyebildiğini ifade etti. Ancak ilerleyici kas güçsüzlüğü, idrar veya dışkı kontrolünün bozulması gibi ciddi şikâyetlerde cerrahi tedavinin gündeme gelebileceğini söyledi.

Kapalı veya endoskopik bel fıtığı ameliyatının küçük bir kesi üzerinden gerçekleştirildiğini anlatan Genç, şu anlama gelmesini istedi: “Özel kamera sistemi ve cerrahi ekipmanlar kullanılıyor. Uygun hastalarda kas dokusuna daha az zarar veriliyor, ameliyat sonrası ağrı azalıyor ve günlük yaşama daha hızlı dönülüyor.”

Öte yandan, kapalı cerrahinin her hasta için uygun olmadığını da vurgulayan Dr. Genç, fıtığın bulunduğu bölge ve büyüklüğü, omurgadaki yapısal değişiklikler ile hastanın genel sağlık durumunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Sempozyumda, bel fıtığına dair farkındalık yaratmak ve hastaların erken dönemde tedaviye başlamasını teşvik etmek amacıyla bir dizi panel konuşması ve soru-cevap oturumu gerçekleştirildi. Katılımcılar, Dr. Genç’in önerilerine büyük ilgi göstererek, günlük yaşamlarında uygulayacakları yeni alışkanlıkları konuşmaya başladı.

Böylece, bel fıtığına karşı korunma stratejileri konusunda uzman görüşleriyle buluşan katılımcılar, “Bilgiyle güçleniyoruz” diyerek, sempozyumu tamamladı.

Kaynak: Orijinal Haber

Mine Ulubatli
Mine Ulubatli

Bu yazar hakkında henüz bilgi eklenmedi.

Yorum Yap